|
NEDİR simültane çeviri? Bir konuşmanın, aynı anda bir başka dile çevrilmesidir. Nasıl olur bu? Konuşma kaç dile çevrilecekse, salonda o kadar "simültane çevirmen" bulunur, dinleyicilere, gazetecilere kulaklık dağıtılır, kulaklıkları alıp takanlar, dinlemek istedikleri dile göre ayarlar, konuşma başlar... *** TAYYİP Erdoğan Türkçe konuşurken, İtalyan çevirmen anında bunu İtalyancaya çevirir, kulaklıktan İtalyanca duyulur, kulaklığı İngilizceye ayarlayanlar Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının İngilizce çevrisini anında dinlerler. ***
BU zor bir iş midir? Yoo, her ülkede, hele İtalya gibi bir memlekette bu işi yapan kim bilir kaç firma vardır. Ama biz ne yaparız? Özel sektörün en baba "Avrupacıları" bu işi beceremezler. Kendilerine Tayyip Erdoğan’ın yanı başında yer bulup ondan önce laf kapanlar, bunu düşünemezler. Basın toplantısını kimler düzenlemişse, bizim ne kadar Avrupa’ya layık olduğumuzun örneğini vermişlerdir(!). Seyredenler, dinleyenler, bir rivayete göre 250 gazeteci, televizyoncu, yorumcu kim bilir içlerinden nasıl dalga geçmişlerdir: "Bunlar Avrupalı olmak istiyor ama, daha simültane çeviriden haberleri bile yok!" demezler mi? *** BUNLARI düşünüp yazarken, aklımıza rahmetli arkadaşımız Feyyaz Tokar geldi. "Bosfor Turizm"in kuruluş yıldönümü Münih’te kutlanıyor, İstanbul’dan giden kafilede "Zeynep" adında bir hanım da var, merak edip soruyoruz, Feyyaz Tokar "Simültane tercümanım!" diyor. Oysa kendisi Almanca bilir, ama bazı konuşmalarda Almancasının yeterli olmayacağını düşündüğü için kafileye bir de "simültane çevirmen" alıyor. Allah rahmet eylesin Feyyaz Tokar’ın düşündüğünü, bugün Tayyip Erdoğan’ın etrafındakiler düşünemiyor ama, televizyon kameralarına gazete fotoğrafçılarına poz vermekte yarışıyorlar. Hasan Pulur KAYNAK: Milliyet |