Türkçe Olimpiyatları için yüzlerce öğrenci Türkiye’de. Türkçe şarkı söyleyen, şiir okuyan bu öğrencileri bir köşeden şükrederek izleyen gizli kahramanlar ise öğretmenleri. İşte onlardan birkaçının hikâyesi...
. Bundan tam 17 yıl önce yola koyulmuşlardı. Türkçeyi öğretmek ve Türkiye’yi sevdirmekti amaçları. Kimi Urfa’nın bir köyünden, kimi İstanbul’un göbeğinden çıktı yola. Heybelerinde bilgi ve fedakârlık, gönüllerinde eğitim seferberliği vardı hepsinin. Gidecekleri ülkeler farklı olsa da amaçları aynıydı. Önce Kafkaslara ardından Balkanlar’a ulaştılar. Kısa süre sonra da Pasifik Okyanusu’na… Asya, Avrupa, Amerika derken Afrika’ya uzandılar. Binlerce kilometre öteye, dünyanın bir başka ucundaki gönüllere Türkçeyi taşıdılar. Moğolistanlı da Sri Lankalı da onların şahsında Türkçeyi de sevdi. Dünyanın diğer ucundaki çocuğa Türkçe ‘öğretmenim’ dedirtmenin keyfini yaşadılar. Öğrencileriyle kimi zaman coştular, kimi zaman ağladılar. Kimi zaman da vatanlarından ayrı kalmanın hasretiyle yandılar.
Mahkeme çevirmenlerinin kullandıkları dilin akibetiMarianne Mason – Çeviri : Şerif Ahmet SamanMahkemelerde tanık tarafından öne sürülen ifadelerin bir çevirmen aracılığıyla aktarılış şeklinin, hakimin tanığa ne derece inandığını etkilediği çeşitli bilimsel araştırmalar tarafından ortaya konmuştur.
Örnek vermek gerekirse; çevirmen bir tanığın ifadesini tercüme etmesi esnasında “uh” şeklinde bir ibare koyması, yargıçın tanık hakkında endişeli ve güven sarsan bir resim çizdiğini düşünmeye itebilir. Bu da mahkemenin sonucuna direk etki edecek bir olaydır. Çevirmen tarafından çevrilen veya çevrilmeyen ara işaretleri (“uh”, “eee”), saygı ibareleri (“lütfen”, “sayın”) gibi ve gayri ihtiyari deyişler aslın yapmış olduğu etkiyi direk etkileyebilecek şeylerdir. Çevirmenin bu tarz dil özelliklerini kullanmaması tanık tarafından öne sürülen ifadelerin zayıf olması veya güçlü olmasına yol açabilirken, bu tarz ibarelerin kullanılması da ifadenin daha az etkili veya güçsüz olmasına neden olabilmektedir.
Yukarıdaki bahsi geçen ifadelerin eklenmesi veya çıkarılmasına neden olan en önemli sebep olarak kullanılan ifadelerin çok uzun olması gösterilmektedir. Çevirmenler genellikle bu tarz görevleri yerine getirirken genellikle tanığı durdurma eğilimi göstermektedirler. Ancak bu müdahalenin zamanlaması çevirmenin dilbilimsel öğreleri eklemesi veya çıkarmasına neden olabilmektedir.