ceviri

Türk firmalarının yüzünü Asya'ya çevirmesi dil bilen elemana ihtiyacı had safhaya çıkardı. Özellikle Rusça ve Çince mütercim-tercümanlık bölümlerinden mezun olan öğrenciler hem devlet kurumlarında hem de özel sektörde kolaylıkla iş buluyor.
 
powered_by.png, 1 kB
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow İş Garantili Tercüme Eğitimi
İş Garantili Tercüme Eğitimi

Türkiye'nin ilk Çince mütercim tercümanlık bölümü Okan Üniversitesi'nde açıldı. 14 öğrencinin okuduğu bölüme gelecek eğitim yılında 10'u burslu 40 öğrenci alınacak.

ImageİSTANBUL - Bu yıl Yabancı Dil Sınavı'na (YDS) girecek öğrencilerin bir seçeneği daha var. 2005-2006 akademik yılında Okan Üniversitesi Türkiye'nin ilk Çince mütercim tercümanlık bölümünü açtı. 14 öğrencinin Çince öğrendiği bölüm seneye 10'u burslu 40 öğrenci alacak. Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş, Avrasya'da yaklaşık 2 bin 500 Türk işletmesinin çalışmalar yaptığını vurgulayarak, Çince mütercim tercüman eksiğinin altını çiziyor.
Okan Üniversitesi 2004-2005 eğitim yılında açtığı Rusça mütercim tercümanlık bölümünün ardından bu yıl da Çince mütercim tercümanlık eğitimine başladı. Bir yılı hazırlık olmak üzere beş yıl eğitim veren bölüm Beijing Dil ve Kültür Üniversitesi'yle ortak protokol imzalanarak açıldı. Bölümde bu üniversiteden gelen Song Chunju ve İdil Nilay Boran eğitimi veriyor. Öğrenciler hazırlıkta haftada 30 saat ders görüyor. Dersler Çinçe yazılım programları ve video kasetlerle destekleniyor. 

Çevirmen sayısı çok az
ImageBölüm öğretmenlerinden İdil Nilay Boran, Çince'nin çok zor bir dil olduğunu belirterek, öğrencilerin iki senenin sonunda çok güzel konuşuyor olacaklarını söylüyor. Türkiye'de Çince çeviri yapabilecek kişi sayısının çok az olduğunu vurgulayan Boran "Bizim amacımız burada dil uzmanları yetiştirmek. Çince önümüzdeki 10 yılın en önemli ve popüler dillerinden biri olacak. Amerika'da zengin ailelerin çocukları Çince öğreniyor" diye konuşuyor.
Rektör Prof. Dr. Sadık Kırbaş ise Türkiye'de olmayan bölümleri açma çabasında olduklarını belirterek 2 bin 500 işletmenin Avrasya'da çalışmalar yaptığınını vurguluyor. Çin'nin dışarıya açılım hızını fark ettiklerini de dile getiren Kırbaş, şöyle konuşuyor: "Birçok işletme Çin'e gidip geliyor. Bu ilişkilerde konuşulan dili öğretmek ve uzman yetiştirmek istedik. Pekin'e gittik. Dil ve Kültür Üniversitesi ile işbirliği yaptık. Sadece dil öğretmiyoruz. Turizm, pazarlama ve işletme konularında da ders veriyoruz. Bu sene yeni açıldığımız için 35 kontenjanı dolduramadık. Seneye 40 öğrenci alınacak. Bu öğrencilerin 10'u burslu olacak. Okan Holding'in Avrasya'da pek çok yatırımı var. Çin'de bir bürosu var. Öğrencilerimiz buralarda staj yapma ve çalışma imkânına sahip. Türkiye'de bu alanda uzman kişi sayısı çok az olduğu için mezunlar şanslı olacak. Bölüm yeni açıldığı için puanı da henüz çok yüksek değil. İlk girenler bu açıdan da şanslı."

'Çok zor bir dil'
Bölümün ilk öğrencilerinden Mehmet Topçuhasanoğlu iki sene devam ettiği İngiliz dili ve edebiyatı bölümünü bırakarak Çince öğrenmeye karar vermiş. İngiliz dilini bitirince sadece öğretmenlik yapabileceğini söyleyen Hasanoğlu, "Çince öğrendikten sonra güzel iş imkânlarına sahip olabiliyorsunuz. Zor bir dil ama öğrencilerin durumu çok iyi. Öğretmenlerimiz işlerinin ehli kişiler" diyor. Anar Güzel ise Çince'nin geleceğinin çok parlak olduğunu anlatarak, "Çok zor bir dil. 56 bin karakteri var. Günlük dilde 5 bini kullanılıyor. Ama çok memnunum. Çince bilenler piyasada çok rağbet görüyor. Çin ekonomisi de gelişiyor. Umutluyum" diye konuşuyor.



Başarının sırrı tekrar yapmak
Öğrenciler ders sonunda dinlediği konunun sadece yüzde 55'ini hatırlıyor. Tekrar yapılmazsa bu oran yüzde 17'ye düşüyor. MED Dershanesi uzmanlarına göre sınavlarda başarılı olmak için düzenli tekrar yapmak şart

İLKNUR KARACAN

Başarılı bir okul hayatı geçirmek ve sınavlarda başarılı olmak için, sistemli ders çalışmanın, öğrenme yollarını bilmenin önemi çok büyük. Okulda gösterilen başarı ya da başarısızlık öğrenilmiş bilgilerin bir sonucudur. Başarıyı yakalayabilmek için yapılması gereken bilinçsiz bir şekilde çok çalışmak değil, verimli ders çalışma yollarını bilmek ve doğru yolları izlemektir.
Ailelerin öğrenciden beklentisi, derslerine çok çalışıp, başarılı olması yönündedir. Bunun için çoğu aile tarafından başarısızlığın nedeni yeterince çalışmamak olarak görülür. Fakat asıl önemli olan verimli ders çalışma yollarını bilerek bunlardan yararlanabilmek. Peki verimli ders çalışma yolları nelerdir?
Yapılacak her türlü çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek olabilir. Amacı gerçekleştirmek için bir çalışma planı yapmak gereklidir. Çünkü birkaç derse aynı gün çalışmak gerektiğinde hangisinden işe başlanılacağını bilmemek ya da çalışmaya başlamak için karar verememek planlı çalışmayı bilmemekten kaynaklanmaktadır. Bu tür bir durum kişide ruhsal baskı yaratmakla birlikte işlerden birini bırakıp ötekine atılmaya neden olacaktır.

Mola vermek önemli
Enerji ve zamanı en ekonomik şekilde kullanmak için bir program yapılmalı. Plan oluştururken okulda geçirilen zamana, hangi derse haftanın hangi günleri çalışılacağına, konuların tekrarına, eğlenme, dinlenme gibi ders dışı vakitlere dikkat edilmeli. Eğer yapılan programda çalışmaya başlanılacak zaman sırasında kişi kendini yorgun ve isteksiz hissederse çalışma saatlerini yanlış seçmiş demektir. Bu durumda çalışma saatleri gözden geçirilip tekrar ayarlanmalı. Çalışma saatleri ayarlanırken bir saat çalışmaya 5-10 dakikalık dinlenme süresi vermek dağılan dikkat ve azalan verimi tekrar kazanmak açısından yararlı olacaktır.
Çalışma yerinin seçimi de çok önemli. Çalışma yeri derli toplu, sakin, ışık, ısı gibi fiziksel sorunları çözümlenmiş olmalı. Ayrı bir yerin sağlanamaması çalışmadan kaçmanın bir nedeni olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders çalışmaya alışılmalıdır. İnsanda dikkat her an vardır, önemli olan dikkatin çalışılan konu üzerinde toplanabilmesidir. Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder. Belirli yerlerde ve gürültünün bulunmadığı ortamlarda çalışmak, sandalyede oturarak çalışmak, masada gerekli araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak, çalışılacak dersleri sıraya koymak, sadece bir ders ile meşgul olmak dikkatin dağılmasını önleyici yöntemlerden bazılarıdır.
Öğrenilenler zamanla unutulabilir. Her kişi okuduğunun yüzde 10'nunu, duyduğunun yüzde 20'sini, gördüğünün yüzde 50'sini, görüp duyduğunun yüzde70'ini, yaptıklarının yüzde 80'nini, tekrar ettiklerinin yüzde 95'ini hatırlar. Unutmayı önlemenin iki yolu var. Bunlardan biri öğrenilen bilgileri kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmek. Aralıklı tekrarlar bir taraftan eski öğrenilenleri hatırlatırken diğer yandan sınavlara her an hazır olunmasını sağlar. Dinleme yoluyla öğrenilen bilgiler çok uzun süre hafızada duramaz. Öğrenilenlerin zaman zaman tekrar edilmesi gerekir. Bir öğrenci ders sonunda, o derste dinlediğinin ancak yüzde 55'ini hatırlayabilir. Tekrar yapılmadığı sürece bu oran bir hafta sonra yüzde 17'lere düşer. Bu yüzden not tutmanın çok büyük bir önemi vardır. Not tutmak dikkatin dağılmasını ve unutmayı engeller. Unutkanlığı avantaja çevirecek en önemli girişim not tutmaktır.

 
Sonraki >

Anketler

Tercüman bulmakta en çok zorlandığınız dil hangisi?
 
© 2008 Tercüme: Çeviri İstanbul
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.
JoomSEF SEO by Artio.
Sponsors:
Battery king - Accu en Batterij
Plastic and Cosmetic Surgery in Michigan
Anwalt für Deutsche Firmen und Privatpersonen in den USA
Get ad-free version.
Tercüme ingilizce Sözlük Ankara Tercüme